Yazı Detayı
06 Ocak 2021 - Çarşamba 21:44
 
TÜRKİYE - MISIR İLİŞKİLERİ
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Yedi bin yıllık köklü bir geçmişi olan Mısır denince çoğumuzun aklına firavunlar, piramitler, İskenderiye Feneri, Kleopatra , Nil yada Arap Baharı geliyordur. Tarihsel ve kültürel yönü ile baktığınızda hepimiz haklıyız, Peki meseleye bir Türk , bir Müslüman olarak baktığımızda bu saydıklarımızın içinde olmayan ne var sizce?

 

Geçmişte yasamış insan topluluklarının birbirleriyle olan ilişkilerini, savaş ve barışlarını, kültürlerini, medeniyetlerini, sosyo – ekonomik yapılarını belgelere dayanarak, yer ve zaman göstererek, sebep – sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen ve objektif olarak açıklayan bilime tarih denir. Tarih, Geçmişteki insanın yaptıklarını, neden ve sonuç ilişkisi dahilinde, yer ve zaman göstererek, belgeler ışığında objektif olarak incelediği için bir bilim kabul edilir.[1]

 

 Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necati Demir: “Türk karakterli kaya üstü resim ve figürler Asya ile Avrupa kıtasının büyük bir bölümünde ve Afrika kıtasının kuzeyinde karşımıza çıkmaktadır. Yer isimleri, mimari ve diğer kültür unsurları, kaya üstü resim ve figürleri ile paralellik göstermektedir. Bütün kültür unsurları Türklerin yaklaşık 15 bin yıldır dünya üzerinde olduğunu ve muhteşem bir medeniyet ortaya koyduğunu göstermektedir. Türkler gittikleri hemen her yerde kimlik kartlarını coğrafyaya yer isimleri ile de kazımışlardır.”

 

Prof. Dr. Necati Demir hocamızın yıllar süren araştırmalarının sonucunu bakıldığında yaklaşık 15.000 yıllık bir tarihi olan Türk milletinin geçmişte sayısız devletler kurduğu ve bu devletlerin dünya medeniyetine büyük hizmetleri olduğunu net bir şekilde görmekteyiz. Kurulan onca medeniyet ve devlet dışında bir çağ açıp bir çağ kapatacak kadar önemli bir özelliği de bulunan Türklerin;  Asya'dan, Avrupa'ya hatta Afrika’ya  kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve buralarda medeniyetler inşa ettiğini hepimiz bilmekteyiz. Tarihte hiç bir millet yoktur ki geçmişini baz almadan geleceğine yön verebilmiş olsun.

 

Peki bu yazılanların bizler için önemi var mı? Mısır ile bağlantısı nedir?  Bu yazılanların hepsi hatta yazılmamış kat kat fazlasının Türkiye ve Mısır ilişkileri açısından çok önemli bir değeri var. Eski çağdaki "Firavunlar" devri sona erdikten sonra sırasıyla; Persler, Romalılar, Büyük İskender ve Bizanslıların hakimiyetine girmiş olan Mısır, 639 yılında Müslümanlar tarafından fethedilmiş ve bu hakimiyet uzun yüzyıllar sürmüştür. Müteâkıben Tolunoğulları, İhşîdliler, Fatımîler, Eyyübîler ve Memlûklular Mısır'da hüküm sürdükten sonra, 1517'de Osmanlı Devleti'nin Mısır'ı Memlûklulardan alarak topraklarına katmasıyla Mısır tarihinde, yaklaşık 400 yıl sürecek Osmanlı hakimiyeti devri başlamıştır.[2] Mısır 639 yılında Müslümanlar tarafından fethedilmiş ve ülkenin ilk üç Halife ile Emeviler dönemlerinde merkeze bağlı Arap valiler tarafından idare edildiği görülür.

 

Abbasîler dönemine gelindiğinde Arap asıllı valilerin yanı sıra Ebû Ca‘fer Eşnas et-Türkî (834-844), İnâk et-Türkî (844-849), Feth b. Hakân b. Artuk (856-861), Müzâhim b. Hakân b. Urtuc et-Türkî (867), Ahmed b. Müzâhim (868), Uzcûr/Urhûz b. Uluğ Tarhan et-Türkî (868), Ahmed b. Tûlûn (868) gibi Türk kökenli asker-bürokratlar valilik görevini yürütmüşlerdir.5 Özellikle son yıllarda uluslar arası ilişkiler ve ikili ilişkiler konusunda karşı karşıya geldiğimiz Mısır’ın 1153 sene evvel Türklere vatan olduğunu bilmemiz gerekir. Tolunoğulları Devleti  868 ve 905 yılları arasında hüküm sürmüş, Müslüman olan Türkler’in kurduğu ilk bağımsız devlettir.[3] Tûlûnoğulları Devleti’nin kurucusu olan Ahmed bin Tûlûn (Ebu’l-Abbâs et-Türkî)  aslen Dokuz Oğuz Türklerindendir.[4] Tolunoğulları Devleti'nin kurucusu Ahmed bin Tolun'un babası, Halife Me’mûn döneminin önemli kumandanlarından Buharalı Tolun adında bir Türktür. Ahmed bin Tolun Suriye seferi sonunda Fırat’ın batısındaki bütün vilâyetlere hâkim oldu.Batıda Berka ve Trablusgarp’tan doğuda Fırat nehrine kadar olan topraklar Tolunoğulları’nın idaresine girdi. Suudi  Arabistan’ın güneybatısında yer alan Asîr ve civarı da onun egemenliğini tanıdı. Ahmed bin Tolun’un Suriye ve Filistin’i zaptetmesi ve hemen ardından kendi adına para bastırması Muvaffak-Billâh’ı harekete geçirdi ve onu Mısır valiliğinden azletti. Bunun üzerine Ahmed bin Tolun hilâfet makamıyla irtibatını kesip bağımsızlığını ilân etti.

 

Onun zamanında Abbâsî halifesinin, isminin hutbelerde okunmasından ve Bağdat’a bir miktar vergi gönderilmesinden başka bir nüfuz belirtisi kalmadı. 884 ‘de vefat eden Ahmed bin Tolun’un yerine oğlu Humâreveyh geçti.[5] Tahta geçen Humâreveyh Suriye’ye kısa bir süre sonra ordular gönderdi. Abbâsî kumandanlarından Muhammed bin Ebü’s-Sâc’ın Humâreveyh’e katılmasıyla el-Cezîre ve Musul’a kadar olan toprakların tamamı Humâreveyh’in eline geçti. 896 yılında hizmetçileri tarafından geceleyin uyurken öldürülen Humâreveyh’in on iki yıl süren hükümdarlığında Tolunoğulları en parlak dönemini yaşadı.Ölümünden sonra yerine geçen çocuklarının tecrübesiz idaresi, ekonomik sıkıntılar, isyan ve kardeş kavgaları gibi bir çok nedenden dolayı Abbasi Halifeliği Mısır’ı onlardan almaya karar verdi ve Türk asıllı kumandan Muhammed bin Süleyman’ı Suriye ve Mısır’a gönderdi. Kuvvetlerin Türk asıllı kumandan Muhammed bin Süleyman’ı Ocak 905 ‘de Tolunoğulları’nı yenerek Mısır’ın yeniden Abbâsî hâkimiyetine girmesini sağlamıştır. Muhammed bin Togaç tarafından Mısır'da kurulan, Suriye ve Hicaz bölgelerini de içine alan İhşidller Devleti, Tolunoğullarından sonra kunılan ikinci önemli Türk devletidir. Kurucusunun ünvanı ile anılan İhşidller Devleti 34 sene yaşamıştır.[6] Fâtımîler 969 yılında İhşîdî Devleti’ne son vererek Mısır’ı, arkasından da Suriye ve Hicaz’ı ele geçirdiler. Abbasîler karşısında kazandıkları başarılar Sünni İslâm akidesini benimseyen Selçuklu Türklerinin bölgeye gelmesi ile durmuş ve gerilemeye başlamıştır. Fâtımî Devleti, 909’daki kuruluşundan, 1171’de yıkılışına kadar geçen yaklaşık 260 yıllık bir dönem hüküm sürmüştür.

 

Fâtımîlerin Mısır’ı ele geçirmelerinden sonra, kabiliyetleri ve disiplinleriyle Fâtımîlerin dikkatlerini çeken Türkler, Fâtımî ordusunda istihdam edilmeye başlanmışlardır Gerek Selçuklularla yaptıkları mücadeleler ve gerekse kendi iç karışıklıkları ile zayıflayan Fâtımî Devleti’ne Nureddin Mahmud Zengî’nin komutanlarından Selahaddin Eyyubî son vermiştir.[7] 1171’de Fatimilere son veren Selahaddin Eyyûbî, Mısır'da hutbeyi yeniden Abbasi halifesi adına okutmuş ve Mısır'da Sünnîliği yeniden başlatmıştır.1174'te kendi adına hutbe okutarak devletin başına geçti. Eyyûbîler Hezbâniyye Kürtleri’nin Revvâdiyye aşiretindendir.Kendisi Kürt olan Kudüs Fatihi Selahaddin'in Eyyübi Devleti de büyük ölçüde Türk unsurlara dayanıyordu. Mısır’dan sonra Suriye, Filistin, Hicaz, Ürdün, Yemen, Güneydoğu Anadolu Bölgesini egemenliği altına aldı. Selahaddin Eyyûbî Haçlılarla uzun süren mücadeleler yaptı. Onlara karşı İslam'ın geçilmez kalesi oldu. Kudüs'ü alarak tekrar İslamiyet'e kazandırdı.Yemen’den Elcezire’ye kadar uzanan devleti, kendinin ölümü (1193)’nden sonra kardeşleri ve oğulları arasında bölüşülerek ayrı devletler halinde bir müddet daha devam etmiştir. Eyyûbî Devleti’nin çöküşü ile Mısır’da Eyyûbî ordusundaki Türk asıllı âzatlı emîrler tarafından Memlûk Devleti kurulmuştur.Hem Moğollara hem Haçlılara nihai darbeyi indirerek Ümmet-i Muhammed''in medarı iftiharı olan Mısır Memluk Devleti  Orta Çağ Mısır ve Suriye’sinde gerek siyasi gerek ekonomik ve gerekse de kültürel olarak İslam'ın Altın Çağını temsil eden bir güç olarak görülmektedir. Şah İsmâil’i yenen Yavuz Sultan Selim’in Memlükler’e tâbi Dulkadıroğulları’nı ortadan kaldırması iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Sultan Selim, 1516'da doğu seferi için İstanbul'dan ayrıldı. Sünni Memlük Sultanının Safevilerle ortak hareket ettiğini öğrenerek, Malatya'dan Halep'e doğru ilerledi. 24 Ağustos'ta Mercidabık Ovasında yapılan savaşta Memlük ordusunu dağıttı. Daha sonra Mısır seferine karar veren Yavuz Sultan Selim'in ordusu önce Şam'ı ardından Kudüs'ü ele geçirdi. 9 Ocak 1517'de Gazze'den Mısır'a doğru yola çıkan Yavuz Sultan Selim, yeniden toparlanan Memlük ordusunu bu kez Ridaniye'de bozguna uğrattı.

 

Yavuz, 4 Şubat 1517'de büyük bir törenle Kahire'ye girdi ve Mısır tahtına oturdu. Böylece hilafet Abbasi soyundan Osmanlı soyuna geçti.  Mısır eyaleti, Osmanlı Devleti’nin güney sınırları ile Ortadoğu bölgesinin kara ve deniz yollarını muhafaza etmesi, bir taraftan Kuzey ve Güney Afrika’ya, diğer taraftan Kızıldeniz ve Arap yarımadasına yönelik siyasî faaliyetlerde anahtar ülke olması dolayısıyla büyük bir askerî öneme sahipti.[8] Modern Mısır’ın kurucusu olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa kabul edilir. 1805-1848 döneminde ülkeyi yöneten ve kendini Mısır'ın ilk hidivi ilan eden Kavalalı, hayatın birçok alanında Batılı normlara uygun reformlar gerçekleştirdi. Harp akademisi açtı ve Mısır ordusunun omurgasını oluşturdu. Tarım ve sulamayı geliştirmek için kanallar ve setler kurdu. Kavalalı'nın kurduğu Mısır Hidivliği'nin özerkliği, Osmanlı devleti tarafından 1867'de resmen tanındı. Bu tarihten 1914'e kadar hukuken Osmanlı'nın bir parçası olarak kaldı. Ancak 1882 yılında Britanya'nın işgal etmesiyle birlikte ülke, fiilen Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetiminden çıktı.

 

 1922'de Britanya'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Mısır, 1953'e kadar süren krallık dönemini çok sıkıntılı geçirdi. 23 Temmuz 1952’de General Muhammed Necib’in liderliğindeki miliyetçi eğilimli bir grup subay, Kral Faruk'a darbe yaparak tahttan indirdiler. Hür Subaylar adı verilen askerler, Faruk yerine çocuk yaştaki oğlu Suad’ı tahta oturttular. 1953 yılında ise cumhuriyet ilan ettiler. Muhammed Necip, ilk Mısır Cumhurbaşkanı oldu. Hür Subaylar'dan biri olan ve karizmasıyla öne çıkan Albay Cemal Abdülnasır, 1956'da Mısır Cumhurbaşkanı oldu.

 

Nasır, Pan-Arabizm’in güçlü isimlerinden biriydi. 1958 yılında Mısır ile Suriye’nin birleşerek tek devlet haline geldikleri 'Birleşik Arap Cumhuriyeti'nin de mimarıydı. Bu birlik, 1961'de dağıldı. Nasır'ın 1970'te ölmesi üzerine yerine Hür Subaylar'dan biri olan Enver Sedat geçti. Sedat, 1979'da İsrail ile imzaladığı Camp David Barış Antlaşması'na tepki duyan İslami Cihad üyesi bir grubun düzenlediği suikast ile 1981'de hayatını kaybetti. Sedat'ın yardımcısı olan Hüsnü Mübarek, ondan boşalan koltuğun yeni sahibi oldu. 25 Ocak 2011’de Mısır’ın en büyük meydanı olan Tahrir meydanında Arap baharının esintileri yayılmaya başladı. Mübarek ve hükümetine karşı protesto gösterileri başladı. 25 Ocak 2011 günü Hüsnü Mübarek istifasını açıkladı. Böylelikle 30 yıllık Hüsnü Mübarek serüveni bitmiş oldu. Müslüman Kardeşler tarafından kurulan Muhammed Mursi’nin Genel Başkanı olduğu Hürriyet ve Adalet Partisi, Ocak 2012’de seçimlerini kazandı. Muhammed Mursi, Mısır’da seçimle başa geçen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Mursi'nin ikinci turda salt oy çoğunluğunu alacağı ihtimaline karşı Yüksek Askeri Konsey'i Cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayan maddeleri anayasaya ekledi. Anayasaya eklenen bu maddelerle Cumhurbaşkanının subayları ve başsavcıyı ataması engellendi. Mursi, devrik lider Mübarek döneminden kalan sorunları ortadan kaldırmak için radikal kararlar aldı. Sorunların çözümü yönünde attığı ilk adımlardan biri ise daha fazla siyasi katılım ve iş birliği oldu. Takvimler 3 Temmuz 2013 gösterdiğinde tanklar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Devlet Televizyonu, Tahrir ve Nahda Meydanları etrafında konuşlandı ve artık darbe başlamıştı. General Sisi, Mursi'nin görevden alındığını, seçimlere kadar Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur'un geçici cumhurbaşkanlığına getirildiğini açıklayarak, bir yol haritası açıkladı. Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) yöneticileri gözaltına alınmaya başladı.

 

30 Haziran 2013 ve 31 Aralık 2014 tarihleri arasında 2.600 kişinin darbe sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Tora cezaevinde tutulan Mursi’yi, Dünya Âlimler Birliği Başkanı Yusuf el Karadayı ve diğer 106 kişi ile beraber Mısır Mahkemesi tarafından alınan idam kararının onayı için Mısır Müftüsüne götürüldüler. Mursi’nin casusluk davasından müebbet hapis ve hapishane baskını davasından idamına karar verildi.

 

Bu yaşanan üzücü olaylarla birlikte Mısır’ın baharı tekrar kışa döndü. 3 Temmuz darbesinin ardından Suudi Arabistan başta olmak üzere (Katar hariç) Körfez ülkeleriyle ilişkilerini düzelten Mısır'ın, darbeye karşı tavır alan Türkiye ile ilişkileri ise kötüleşti. Bunun sonucu olarak Mısır, 23 Kasım 2013'te Ankara'daki büyükelçisini geri çekti ve Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi'ni istenmeyen adam ilan etti. Türkiye de Kahire'deki büyükelçisini geri çekerek buna cevap verdi. [9] 1153 yıllık geçmişimiz olan Mısır ile ortak paydada buluşmamız hem Ortadoğu barışı hemde İslam kardeşliği için zaruridir. Dileğimiz biran önce Türkiye ve Mısır ilişkilerin bir an önce düzelmesidir.

 

[1] https://tarih.nedir.org

[2]Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ‘Osmanlı Belgelerinde Mısır’

 

[3] Türkeş-Günay, Umay (2007). Türklerin Tarihi - Gelmişten Geleceğe -. Ankara: Akçağ Yayınevi.

 

[4] Belevî, Siretu Ahmed b. Tûlûn, s.33; İbn ‘Asâkir, LXXI, 217; Safedî, VI, 266; İbnü’l-Esîr, VI, 250; İbn Haldûn,Târîh,IV,385; İbn Tağriberdî, III, 3.

 

[5] TDV İslam Ansiklopedisi

[6] Türkeş-Günay, Umay (2007). Türklerin Tarihi - Gelmişten Geleceğe -. Ankara: Akçağ Yayınevi.

[7] http://dunyasavasi.ttk.gov.tr/upload/files/Ermeni_Kulliyat/2-Cilt/5-Nihat-YAZILITAS-Fatimi-Devletinde-Turkler-ve-Ermeniler.pdf

 

[8] https://islamansiklopedisi.org.tr/misir

[9] http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-misir

 
Etiketler: TÜRKİYE, -, MISIR, İLİŞKİLERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Nisan 2021
IRKÇILIK
15 Nisan 2021
SURİYE AŞİRETLERİ TÜRKİYE'NİN YANINDA
01 Nisan 2021
SAVAŞIN KADINLARI ..
01 Nisan 2021
DEVLET EBED MÜDDET!
01 Nisan 2021
BİR VATAN AŞIĞI ZİYA SÖZEN
27 Mart 2021
ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN BİLİNMEYENLERİ
21 Mart 2021
ÖLÜMÜN ADI HALEPÇE !
15 Mart 2021
DEDEMİN DİLİNDEN ERMENİLER
15 Mart 2021
H-D-P !
03 Mart 2021
IRAK'IN KUZEYİ SONRASI HEDEF SURİYE'NİN KUZEYİ
23 Şubat 2021
GARA SONRASI..
16 Şubat 2021
CUMHURİYET SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
03 Şubat 2021
UYGUR TÜRKLERİNE ÇİN ZULMÜ !..
03 Şubat 2021
SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR !
28 Ocak 2021
AFRİN GÜNLÜĞÜ !..
08 Ocak 2021
SURİYE BARIŞI
01 Ocak 2021
PINARBAŞI'NDA BİR GECE !..
16 Aralık 2020
ABD'NİN HAKSIZ YAPTIRIMLARI
11 Aralık 2020
ŞEHİT
30 Kasım 2020
İRAN'LI BİLİM İNSANLARI
25 Kasım 2020
ÖĞRETMEN ÖĞRETENDİR
08 Kasım 2020
SURİYE
28 Ekim 2020
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ
16 Ekim 2020
FETÖ İle Mücadelenin Kilit İsmi: Mahmut Çorumlu
10 Ekim 2020
KOBANİ OLAYLARI
29 Eylül 2020
KARABAĞ AZERBAYCAN'DIR...
21 Eylül 2020
PKK KİM?
21 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
01 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ'DE TÜRK RÜZGARI
22 Ağustos 2020
TSK'NIN BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR
03 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA'DA BARIŞ !..
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN'IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ !..
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
26 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
23 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU (2)
16 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU
14 Haziran 2020
LİBYA'da BARIŞ'ın ANAHTARI
07 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN, TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE'DE
05 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER ve LİBYA
31 Mayıs 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
31 Mayıs 2020
ŞEHİDİM !..
28 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60. YILI
25 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN !
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM !..
09 Mayıs 2020
BABAMI ÖZLÜYORUM !..
01 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
23 Nisan 2020
ATAM'IN ARMAĞINA YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ !..
19 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI !..
09 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜS'ÜNE YENİK Mİ DÜŞECEK?
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı