Hamza Can'dan Kentsel Dönüşüm İle İlgili Açıklama

Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Üyesi olan Hamza Can, Kentsel Dönüşümde Ankara'da yapılması gerekenler ile ilgili bir açıklama yaptı.

Ekonomi Yayın: 26 Nisan 2026 - Pazar - Güncelleme: 26.04.2026 23:33:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
355 okunma
Takip EtGoogle News

Hamza Can'ın konuyla ilgili açıklaması şu şekilde;

Ankara son yıllarda inşaat sektörünün önde giden şehirlerinden birisi oldu. Modern binalar, sosyal alanlar, millet bahçeleri, yeşil alanlar ve göz kamaştırıcı projeler… Fakat Ankara’nın çözemediği bir sorun var, kentsel dönüşüm. Bir zamanlar Ankara’nın en cazip noktalarında yer alan binalar eskidi, trafik kaldırmıyor ve şehrin kimliğine yakışmıyor. Bu durumu aşmak için İstanbul’da uygulanan “Yarısı Bizden” benzeri desteğe ihtiyaç var.

Ankara deprem açısından İstanbul kadar gündemde olmasa da, yapı stoku ve ekonomik gerçekler nedeniyle benzer bir desteğe ciddi şekilde ihtiyaç duyuyor. Ankara için “yarısı bizden” benzeri bir kentsel dönüşüm modeli aslında bir tercih değil, giderek bir zorunluluk hâlini aldı. İstanbul’daki uygulama, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından özellikle deprem riski yüksek alanlarda başlatıldı, büyük rağbet gördü.

Bu projenin Ankara’da uygulanması için ciddi gerekçeleri var. Özellikle Mamak, Altındağ, Çankaya, Keçiören gibi ilçelerinde 50–60 yıllık binalar oldukça yaygın. Eski yönetmeliklere göre yapılmış yapılar çok fazla ve zemin etüdü ve mühendislik kalitesi yeterli değil. Bu durum olası bir depremde ciddi risk anlamına geliyor.

Metrekarelerin düşük, kat yüksekliklerinin az olması ve benzeri durumlar sebebiyle eski binaların dönüşümünde müteahhidin de vatandaşın da gücü yetmiyor. Çünkü inşaat maliyetleri son yıllarda inanılmaz derecede yükseldi. Buna bir de küresel riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve depremler de eklenince inşaat sektörü her zamankinden daha fazla maliyet artışı gördü. Hak sahipleri arasındaki tartışmalar, yüksek beklentiler ve kârın neredeyse sıfırlanması sebebiyle müteahhitlerimiz artık kentsel dönüşüm projelerine sıcak bakmıyorlar. Vatandaşın da “kendi cebinden dönüşüm” yapma imkânı bulunmuyor. Ankara için “Yarısı bizden” modeli tam bu noktada devreye girmesi gerekiyor. Devlet maliyetin bir kısmını üstlenmeden ne yazık ki dönüşüm hızlanmıyor, tamamlanmıyor.

Aslında devletin bu desteği vatandaştan daha çok şehrin işleyen sistemi için gerekli. Eski imar planlarına göre yapılmış dar sokaklar, otopark sorunu, yeşil alanların azlığı bu projelerle ortadan kaldırılmış olacak. Bu açıdan da kentsel dönüşüm sadece bina yenileme değil, şehir kalitesini artırma fırsatını da bize sunuyor. Bu da ciddi finansman gerektiriyor.

Ayrıca, müteahhit–vatandaş dengesi de bozuldu. Eskiden müteahhit dönüşümü finanse eder, vatandaş dairesini yenilerdi. Şimdi arsa payları yetersiz, kat artışı çoğu bölgede mümkün değil ve kâr marjı düştü, hatta maliyetleri kurtarmaz noktaya geldi. Bu durum sebebiyle inşaat firmaları ve müteahhitler Ankara’nın çevre ilçelerine ve merkeze uzak noktalara yatırım yapıyor. Nihayetinde şehir merkezinde projeler başlamıyor ve şehir merkezi kilitlenmiş durumda. Devlet desteği bu kilidi açan anahtar olacaktır.

Ankara için deprem gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Kuzey Anadolu Fay Hattı’na İstanbul kadar yakın değil, ancak çevresinde aktif faylar var. Risk “sıfır” değil, sadece “görünmez”. Bu da dönüşümü ertelemek için bir gerekçe olmamalı. İstanbul’daki “yarısı bizden” yaklaşımı, süreci hızlandırdı, vatandaşın karar vermesini kolaylaştırdı, müteahhitleri tekrar sahaya çekti. Ankara’da da aynı etkiyi oluşturur.

Sonuç olarak, Ankara’nın bu modele ihtiyacı var çünkü riskli yapı stoğu büyük, vatandaşın finans gücü yetersiz, müteahhit sistemi tek başına çalışmıyor. Şehir kalitesi dönüşüm bekliyor. Devlet destekli model olmadan kentsel dönüşüm yavaş ilerler, hatta bazı bölgelerde hiç başlamaz.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.