10 Mart 2026 - Salı
28 ŞUBAT ve SİNCAN
Geçtiğimiz hafta ABD’nin İran’a saldırılarıyla başlayan Ortadoğu’daki savaş 28 Şubat’ı hepimize unutturdu.
Yazar - İbrahim Keskin
Okuma Süresi: 3 dk.
26 okunma

İbrahim Keskin
ikeskin2@gmail.com - 0 542 327 40 90 Geçtiğimiz hafta ABD’nin İran’a saldırılarıyla başlayan Ortadoğu’daki savaş 28 Şubat’ı hepimize unutturdu.
28 Şubat darbesinin 29. Yıldönümünde demokrasimizi hedef alan tüm antidemokratik müdahaleleri bir kez daha nefretle lanetliyoruz, bütün antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz. Bu tür yollara tevessül edenleri şiddetle telin ediyoruz.
28 Şubat, Türk demokrasi tarihine bu ülkenin gerçek sahiplerinin tasfiye edilmeye çalışıldığı bir süreç ve kara bir leke olarak geçmiştir. İnsan onuru ve haysiyetinin ayaklar altına alındığı bir süreç bütün dünyanın gözleri önünde yaşanmıştır. Başörtülerinden dolayı üniversite kampüslerine alınmayan, coplanan, yerlerde sürüklenen, ikna odalarına alınan kız öğrencilerin, kendi ülkelerinde eğitim hakkı ellerinden alınmıştır. Kadınların başörtülerinden dolayı kamuda çalışma hakkı ellerinden alınmış, ehliyet ve pasaport dahi verilmemiştir.
İnsanlık onurunun ayaklar altına alındığı ve bütün dünyanın gözleri önünde yaşanan bu utanç verici duruma maalesef bir kısım işçi, işveren ve meslek kuruluşları ile sözde STK’lar sessiz kalmış, hatta bu sürecin taşeronluğunu yapmıştır. Bazı sivil toplum örgütleri yine kendi deyimleriyle oluşturdukları “Beşli Çete” ile üyeleri olan işverenlere, esnafa ve emekçilere ihanet etmiştir.
28 Şubat gibi milletimizin hafızasında derin yaralar açmış, inanç hürriyetini ve emeği ayaklar altına almış bir dönemin yöntemlerini anımsatan bu çıkışlar, aziz milletimizin sağduyusunda karşılık bulmayacaktır. Türkiye artık vesayet odaklarının ‘bildirilerle’ istikamet çizdiği o ‘eski Türkiye’ değildir.
Milletimiz, kendi iradesine sahip çıktığını 15 Temmuz’da açık bir şekilde göstermiştir.
O gün sadece Türkiye değil, Sincan kaybetmiştir. Sincan’da yaşanan olaylar ve Türk demokrasisine yansımasının en ağır darbesini Sincan hissetmekle birlikte yıllarca Sincan ve Sincanlılar bunun lekesiyle yaşamaya devam etmişlerdir. Bugünümüze geldiğimizde, içinde bulunduğumuz ortam 28 Şubat’ta ve sonrasında yaşananların ne derece önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Türkiye’de demokrasinin askıya alındığı bütün süreçlerin tüm halkımızın zarar görmesine neden olduğuna dikkat çekiyor, nereden gelirse gelsin her türlü darbeye ve başka kılıflara bürünmüş antidemokratik müdahalelere dün olduğu gibi bugün de karşı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum.
28 Şubatlar bir kez daha yaşanmasın...
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları


