07 Mayıs 2026 - Perşembe
AYAŞ'TA YAŞANAN SON GELİŞMELER
Özellikle son bir kaç aydır Ankara’mızın güzide, tarihi ve yeşil ilçesi Ayaş’a sürekli gidiyorum.
Yazar - İbrahim Keskin
Okuma Süresi: 5 dk.
45 okunma

İbrahim Keskin
ikeskin2@gmail.com - 0 542 327 40 90 Özellikle son bir kaç aydır Ankara’mızın güzide, tarihi ve yeşil ilçesi Ayaş’a sürekli gidiyorum. Haftada en az bir kere gitmeye çalışıyor ve burada yaşananları sizlere gazetemiz aracılığıyla aktarmaya gayret ediyorum...
Hatırlarsanız, bundan bir süre önce “Ayaş’ta neler oluyor?” başlıklı bir haber oluşturmuş ve gazetemizin manşetinden yer vermiştik. Ardından “Ayaş’ta milyonluk vurgun”, “Ayaşlılar Kaymakam Eligül’e Tepkili”, “Ayaş Müzesinin akibeti ne oldu?” başlıklı haberlerimiz ile hem kamuoyunu bilgilendirme, hem de Ayaş ilçemizde dilden dile dolaşan dedikoduları, söylentileri haber olarak yazmıştık.
***
Yine önceki yazılarımızda Ayaş’ın kaderinin bu olmaması gerektiği üzerinde durarak, bundan 15-20 yıl önceki Ayaş ile bugünkü Ayaş arasında hiç bir değişimin, dönüşümün olmadığını da vurgulamıştık.
Dün olduğu gibi bugün de yazdıklarımızın sonuna kadar arkasındayız. Toplumun, Ayaş’ın sesi olmaya yine devam edeceğiz. Siyasi bir ayrım gözetmeden sorumlu, yetkili ve etkili olanların doğrularını da yanlışlarını da sütunlarımızda dile getirmeye devam edeceğiz. Bizim yayıncılık anlayışımız bu...
***
Yine Ayaş’a gelecek olursak;
Ayaş eski Kaymakamı (görevden alınan) Muharrem Eligül ile ilgili Ayaşlıların özellikle siyasetçi gibi davrandığını ve ayrımcılık yaparak Ayaş’a gelecek hizmetlerin önüne geçtiğini haberleştirmiştik. Bunları yazarken elbette kendisinin de görüşlerini almak istedik. Ancak tüm girişimlerimize rağmen görüşme randevusu alamamış, telefonlarımıza bile bakmaz olmuştu. Bunun da özellikle altını çizmek isterim.
Son olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, Kapalı Spor Salonu’nda yapılan kutlama programına benim ve Belediye Basın Sorumlusu Selim Sır’ın ismi Kaymakam Eligül tarafından Emniyet Güçle-rine verilmiş ve salona girişimiz yasaklanmış. Kaymakam talimatı ile üstelik... Ben o prog-rama katılamadım ancak Ayaş polis güçleri beni şahsen tanımadıkları için fotoğrafımı elden ele dolaştırarak salona giriş çıkış yapıp yapmadığımı kontrol etmişler.
***
Onca yıllık meslek hayatımda böyle bir olayla ilk devam karşılaştım. Üstelik milli bir bayramda. Herkese açık olan bir programa Kaymakam talimatı ile bir kaç kişi alınmıyor. Üstelik bunlar basın mensubu..
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Olayın ardından yaşanan gelişmeler ne-ticeside son olarak İçişleri Bakanlığı olaya el koyarak Sayın eski Kaymakam hem görevden alındı hem de tenzili rütbe ile Edirne’ye hukuk müşaviri olarak gönderildi.
***
Kaymakam şöyleydi, böyleydi şeklinde yor yapmayacağım. Bir Kaymakamın asli görevi; devleti temsil eden bir makam sahibi olarak görev yaptığı ilçede, beldede öncelikle halkın can ve mal güvenliğini koruyup huzuru sağlamak, devlet yatırımlarını koordine
ederken devletin resmi kurum ve kuruluşlarının da arasındaki organizeyi sağlayarak hizmet etmek değill midir? Biz de bunu bekleriz. Basın olarak, yerel bir gazete olarak bizler de bu çalışmaları kamuoyuna aktarırız, bilgilendiririz...
***
Bu her zaman böyle olmuştur...
Ancak o makamda oturan birisinin asli görevini bırakıp ta işi siyasi zemine çekmesi, bir siyasetçi veya iktidarda bulunan partilerin İlçe Başkanı gibi davranması asla mümkün değildir, yanlıştır.
Biz önceki yazılarımızda hep bunları dile getirirken yapılanların yanlış olduğunu savunmuştuk. Peki sonuçta ne oldu?
Hak yerini buldu...
***
Bugün yazımızın konusu Ayaş.. Bu herhangi bir ilçe olabilirdi. Sincan, Etimesgut, Polatlı veya Beypazarı’nı burada yazabilirdik. Demek istediğimiz neresi olursa olsun, herkes görev yaptığı yerde hizmete odaklanmalı, toplumun gelişmesi, bilinçlenmesi, ekonomik olarak kalkınması için çaba göstermeli. Bulunduğu makamı bir amaç olarak değil araç olarak kullanmalı.
Eğer senkendi şahsi menfaatlerin, siyasi geleceğin, bürokraside bir üst rütbe arayışın üzerine görevini yapmaya çalışırsan Ayaş eski Kaymakamı Muharrem Eligül’ün konumuna düşersin. Bu er ya da geç olur...
***
Bu haftaki yazıma yine Ayaş ile ilgili görüşlerimi paylaşarak bitirmek istiyorum. Yukarıda belirttiğim özellikleri taşıyıp makamını, konumunu şahsi menfaatleri uğruna kullananları yine yazmaya devam edeceğiz. Ayaş’ta sırada birileri daha var.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları


